top of page

Keten ve Sürdürülebilirlik

Güncelleme tarihi: 29 Kas 2022

En eski kumaş türlerinden birisi olan keten, bilinen en sürdürülebilir ve çevre dostu kumaşlardan birisidir. Keten, çevreye zarar vermeden üretilen ve yenilenebilir bir kaynak olan keten bitkisinden elde edilir. Keten bitkisi biyolojik çeşitliliğe ve toprak yenilenmesine destek olur.


Keten bitkisinin yetiştirilmesi için, beklenen yağışlar gerçekleşirse yağmur suyu yeterlidir ve ek sulamaya ihtiyaç duyulmaz.

Keten, dayanıklılığı ve sağlamlığı sayesinde uzun yıllar boyu kullanılabilir ve bu daha az ürüne ihtiyaç duyulması anlamına gelir. Satın aldığımız ürünleri uzun süre aynı sağlamlığıyla kullanabilmemiz sürdürülebilirliği destekler.

Keten doğal olduğu için geri dönüştürülebilir ve biyoçözünür bir malzemedir.


Sürdürülebilir Kumaş Nedir? 

Ekolojik kumaş olarak da adlandırılan ve ham maddeleri birbirinden farklı olan sürdürülebilir kumaşlar, temelde üretilirken doğaya en az zararı veren ve geri dönüştürülebilir ürünler olarak tanımlanabilir. Yine aynı şekilde kumaşların geri dönüştürülmesi ile oluşturulan giysiler de sürdürülebilir moda için vazgeçilmez unsurlardan biridir. Ayrıca üretim sırasında kullanılan yöntemler veya kimyasal malzemeler de sürdürülebilir kumaşlar için belirleyici kriterler arasında yer alır.



Peki keteni bu kadar değerli ve konforlu kılan özellikler nelerdir?

1. Sert ve Dayanıklı – Keten, katı ve uzun ömürlü doğal bir elyaftır. Dayanıklılığı ve gücü ile bilinir.

2. Isı Düzenleyici – Keten yapısı gereği her mevsimde kullanılmaya müsait bir elyaf türüdür. Güneş ışınlarının derinize nüfuz etmesini önler ve yüksek emiciliği sayesinde kısa sürede nemi vücuttan atar. Sıcak yaz günlerinde sizi serin ve ferah tutmayı başarır.

3. Antibakteriyeldir. Hipoalerjenik ve antibakteriyel olduğu için alerjisi olanlar için uygundur, cilt için en iyi mikro iklimi oluşturur.

4. Statik elektrik biriktirmez - keten karışımının %10'u bile statik elektrik etkisini ortadan kaldırmak için yeterlidir. Antistatik özelliğinden dolayı leke ve toza karşı daha dayanıklıdır.

5. Keten yıkandıkça daha yumuşak ve konforlu hale gelir.

6. Keten solmaz, ancak doğrudan güneş ışığı altında ketenden yapılan ürünlerin rengini değiştirebileceğini hatırlamakta fayda var.

7. Keten ütü gerektirir, ancak kırışma eğilimi genellikle ketenin özel çekiciliğinin bir parçası olarak kabul edilir.

8. Sahip olduğu bütün fonksiyonel özelliklerin dışında ketenin aynı zamanda çok şık ve ayırıcı bir görünümü vardır. Elyaflarının kalın, gözenekli ve dağınık genetiği gereği dokulu yüzeyler oluşturur ve boyayı oldukça canlı yansıtır. Zaman zaman hafif kırışıklıklar bile kumaşa zarafet katmayı başarır.

9. Dünya genelindeki alım gücünün artmasıyla beraber keten, eşsiz özellikleri sayesinde artık daha geniş bir yelpazede tüketiciler tarafından tercih edilebiliyor fakat piyasadaki arz bu gelişmekte olan talebi karşılamakta zorlanıyor. Neticede fiyatlarda zapt edilemeyen hareketlenmelere sebep oluyor.

10. Keten ipliği üretmek için gereken zaman ve yapılması gereken manuel işlemler nedeniyle, keten daha pahalı bir meta haline geldi ve birçokları arasında 'lüks' bir kumaş olarak kabul edildi. Ancak bu ek maliyet, kumaşın inanılmaz dayanıklılığı ile dengelenir. Keten giysiler sadece yaşla birlikte daha iyi olur. İyi bakılan ketenler otuz yıla kadar dayanabilir.


Sürdürülebilirlik

Sürdürülebilirlik son yıllarda her alanda daha fazla duymaya başladığımız bir konu. Aslında tüm doğal bitki lifleri biyolojik olarak parçalanabilir ve sürdürülebilirdir. Liflerin çoğu zamanla bozulur, ancak süre önemli ölçüde daha uzundur ve bozulma sürecinin toprak ve su ve ardından genel çevre üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin başlaması, artan çevre bilinci seviyesi ve yasal düzenlemelerin gevşetilmesi ile doğal liflere olan ilgi yeniden canlanıyor.

Son yıllarda giyim ve moda endüstrisindeki çeşitlilik ve giderek düşen fiyatlar dikkatinizi çekmiştir.  Hepimizin gardırobunda en son ne zaman aldığımızı hatırlamadığımız ve hiç giymediğimiz kıyafetler kesinlikle olmuştur. Bu bazılarımızı belki de iyi hissettiriyor olabilir ama zamanla hepimizin farkına varacağı "sürdürülebilirlik" noktasında sorunlar ortaya çıkmaya başladı. Üretim teknolojilerindeki yenilikler maliyetleri aşağı çekse de hazır giyim işçilerinin yaşamları, çevre, azalan tarım alanları ve insan sağlığı üzerindeki etkileri düşünüldüğünde aslında maliyetin arttığı görülebilir.

Maliyet etkisi konfeksiyon kalitesini düşürüyorken, 5-10 kereden fazla giyilmeyen, çabuk şekli bozulan, yıpranmış ve çabuk solan kıyafetler yerine sürekli yenilerinin alınmasını teşvik ettirici giyim trendleri çok hızlı değişiyor.

Buna moda diyerek şirin gösteriyoruz ve sürekli yenilerinin alınması için çalışan pazarlama profesyonellerinin sayısı sürekli artıyor.


Bu değişimi daha iyi anlamak için ilginizi çekebilecek bazı bilgiler:

  • Markalar artık 2 sezonluk (ilkbahar-yaz ve sonbahar-kış) kreasyonlar yerine, mikro koleksiyonlar üreterek alışverişin sezonluk değil sürekli olması için çalışıyorlar.

  • Bazı tahminler, tüketicilerin en düşük fiyatlı giysilere neredeyse tek kullanımlık gibi davrandığını ve yalnızca yedi veya sekiz kez giydikten sonra attığını öne sürüyor.

  • Her yıl 80 milyar giysi üretiliyor.

  • İstatistikler, çoğu kadının dolabındaki elbiselerin sadece %30’unu kullandığını gösteriyor.


Bireysel olarak neler yapabiliriz?

  • Organik lifli ürünler seçebilirsiniz.

  • Sürdürülebilir üretimi destekleyen markaları tercih edebilirsiniz.

  • Yeni aldığınız bir kıyafeti giymeden önce yıkayabilirsiniz.

  • OEKO-TEX®️, GOTS, BLUESIGN®️, European Flex etiketli ürünleri tercih edebilirsiniz.

  • Giyim alışverişi sayısını azaltıp daha kaliteli ürünlere yönelebilirsiniz.

  • Yenilenebilir enerji politikalarını uygulayan ülkelerin markalarını tercih edebilirsiniz.









24 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Σχόλια


bottom of page